SİNA AFRA

markafoni ve e-Ticaret konulu Marmara Active Sina Afra Röportajı

Sina Afra | markafoni Yönetim Kurulu Başkanı

1968 doğumlu Sina Afra, 1993 yılında Münster Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. İş hayatına 1993 yılında KPMG’de başlayan Afra, 12 yıl boyunca görev yaptığı KPMG’den  eBay ‘a geçmeden önce 800 kişilik EMEA Tüketici Endüstrisi ve Teknoloji grubundan sorumluydu. 

2005 yılında eBay’e transfer olan Sina Afra, 2010 yılına kadar eBay Almanya İcra Kurulu ve eBay iştiraklerinden Afterbuy’da Genel Müdür; eBay Avrupa ve GittiGidiyor.com’da Yönetim Kurulu Üyesi ve eBay Türkiye Temsilcisi olarak çeşitli sorumluluklar üstlendi. Anadili Türkçe ve Almancanın yanı sıra çok iyi derecede İngilizce, orta derecede Fransızca ve Hollandaca bilen Afra’nın 40’in üzerinde yayımlanmış çalışması bulunuyor.

Almanya, ABD ve Türkiye’deki çeşitli internet girişimlerine de “melek yatırımcı” sıfatıyla destek veren Sina Afra, 2010 yılı itibariyle Galata Business Angels (GBA) Derneği’nin Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak da görev yapıyor. 

e-ticaretin tarihine biraz değinebilir misiniz?

 eTicaret 1990lı yılların ortalarında ortalığa çıkan bir satış kanalı. eBay ve Amazon ilk başarılı örnekleri diyebiliriz. Aynı zamanlarda Türkiye’de de ilk örnekleri var ama hakikaten başarı yakalayanları 2000’lerin basında görebiliyoruz, mesela Hepsiburada, GittiGidiyor veya Sahibinden gibi.

eTicaret’te ilk adımlar atılırken sabır çok ön planda olan bir unsurdu. Daha kullanıcılar interneti daha yeni keşfettiklerinden, aynı zamanda birde internet üzerinden para harcamak daha zor geliyordu. Amerika’da eTicaret sitelerinin borsaya açılmasıyla (90ların sonları) tüm piyasaya ve dünya’ya yeni bir vizyon sundu. Büyük kriz’den sonra ayakta kalanlar, artık 2005 senelerine gelindiğinde, dünya çapında şirketler olmuşlardı. Ondan sonra eTicaret çok daha geniş kitlelere yayıldı. 

e-Ticaret ve Türkiye aynı cümlede kullanıldığında bir geç kalınmışlık söz konusu olur mu?  Bu durum gelişmekte olan ülkemiz ve potansiyel internet yatırımcılarımız için ne gibi fırsatlar sunar?

 

Türk e-ticaret pazarı çok hızlı değişen ve büyüyen bir pazar. Her ne kadar geriden başlarsa başlasın, bugün dünyada en büyük e-ticaret pazarları arasında yer alıyor. Büyüme hızında Hindistan’ın ardından Çin ile beraber dünyanın en çabuk büyüyen ikinci e-ticaret pazarı konumunda. Kullanıcı sayıları acısından Avrupa’nın en büyük beşinci ülkesiyiz

Türkiye’nin en büyük 3. e-ticaret kuruluşu olan markafoni’nin hisselerinin %70’e yakını, 129 ülkede faaliyet gösteren, 23 milyar dolarlık multimedya devi Naspers’a bağlı MIH – Allegro tarafından satın alındı. Markafoni’nin bu başarısı sektördeki diğer isimler için itici güç olur mu? Nasıl bir yankı buldunuz?

Naspers gibi güçlü bir multimedya şirketinin markafoni’nin hisselerinin yaklaşık %70’ini alarak Türk internet pazarına girmesi sadece markafoni için değil, pazar açısından da çok heyecan verici bir gelişme. Bu boyuttaki yatırım, Türk internet pazarına dinamizm kazandıracak ve kazandırmaya başladı bile diyebilirim. Son zamanlarda toplantılarda, konuşmalarda oradaki katılımcılarla sohbet edince, hep su sözleri duyuyor oldum “demek ki Türkiye’de bir işi başlatıp, iki sene de büyük basarılar elde ediliyormuş”… Kanımca, markafoni’nin bu satısı, getirdiği global bakış açısı ve odaklandığı strateji bir rol modeli oluşturuyor. Bunun etkilerini önümüzdeki senelerde daha net göreceğimizi düşünüyorum.

Rekabeti günlük hayattaki ticaret ile e-ticaret arasında karşılaştırır mısınız?

E-ticaret ortamında, ticari işlemlerin yürütülmesi için gerekli bilgiler elektronik ortamda hazırlanmakta ve bu bilgi ve belgeler ilgililerin kullanımına bu biçimde sunulmaktadır. Böylece, işlemler en az hata payı ile kısa bir süre zarfında ve kırtasiye masrafı ödenmeden tamamlanmaktadır.

Üretiminden satışa kadar olan zincirde değişikliklerle karşılaşılmakta, alıcı ve satıcının bir araya gelmesi gerekmediğinden özellikle hizmet ticaretinde işlem maliyetleri düşmekte, araçların yerini web sayfaları veya elektronik bülten panoları almaktadır.

Firmaların faaliyetlerinin daha düşük maliyetle yapılması ve üreticiler arasında rekabetin artmasının yanı sıra bilgilerin hızlı ve etkin biçimde iletilmesi sağlanmaktadır.

Ürünlerin daha hızlı bir şekilde geliştirilmesi, test edilmesi ve müşteri ihtiyaçlarının tespit edilmesi mümkün kılınıyor. Öte yandan, alıcılar kendi evlerinden sipariş verme ve istedikleri ürünleri kendi evlerinde teslim alma seçeneklerine de sahip oluyorlar. Firmalar e ticaret ortamında müşterilerine çok daha fazla sayıda ürün seçeneği sunabilmektedir.

1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecek Türk Ticaret Kanunu, her sermaye şirketine bir internet sitesi açma yükümlülüğü getiriyor. Bu kanun e-ticareti nasıl ve ne şekilde etkileyecek?

Şahsen bu gelişmeye olumlu bakıyorum. Dijital çağda bu yükümlülüğün getirilmesi şirketlerin internetin kullanımını pekiştirecek ve aynı zamanda bilinirliklerini de artıracaktır. Öte yandan, son tüketici ile daha güçlü bir etkileşim kurulma yollarını hızlandıracak ve dolayısıyla da pozitif etkileri olacağı kanısındayım.

Sektördeki istatistiklere göre e-ticaretin kullanım alanları, iş hacmi, alış veriş yapan ekonomik grup ve yaş ortalamasını yorumlar mısınız?

2011 yılının ilk altı ayına ilişkin verilere bakarak bir değerlendirme yapabiliriz. 3,5 milyon üyesi olan markafoni, ayda 500’e yakın kampanya gerçekleştiriyor ve bu kampanyalarda en çok tekstil ürünleri ardından ayakkabı, çanta, aksesuar, kozmetik ve çocuk ürünleri satılıyor.

Aylık 12 milyon ziyaret sayısıyla Türkiye’nin lider özel alışveriş kulübü unvanının sahibi markafoni’nin en yakın rakibinin ziyaret sayısı 9 milyon iken, onu 5 milyon ile bir diğer özel alışveriş kulübü izliyor. markafoni, ayda 198 milyon kez görüntülenme ile en yakın rakibinin iki katından daha fazla görüntüleniyor.

Sayıları 3,5 milyonu bulan markafoni üyelerinin %70’ini kadınlar, %30’unu ise erkekler oluşturuyor. markafoni üyelerinin %60’ı 25-35 yaş arasında ve üyelerin yine %60’ını İstanbul, Ankara ve İzmir’deki kullanıcılar oluşturuyor. Mayıs 2010’dan bu yana modanın nabzını tutan markafoni Blog’ta şu an 1000’i aşkın ileti yer alıyor. Aylık 20 bin ziyaretçisi olan http://blog.markafoni.com 110 ülkeden takip ediliyor.

 

İnternet üzerinden alışveriş konusunda hala güven sorunu yaşayanlar var. Sektörde yeterli bir denetim söz konusu?

 

Şu anda Türkiye’de 32 milyon internet kullanıcısı ve 6-9 milyon civarında online alışveriş kullanıcısı bulunuyor. İnternet kullanıcıları arasında online alışverişin yeteri kadar yaygın olmamasının bir nedeninin kullanıcıların sitelerin güvenliklerinden tereddüt etmeleri olduğu farzediliyor.

Kredi kart bilgilerinizin bilgi transferini yaparken, çalınması kullanılan tekniklerden ötürü imkansıza yakın. Bir restoran’da kartınızın kötü niyetli kullanılma olasılığı çok daha yüksek. Onun için bir “güvenlik” sorunun olmadığına eminim. Ama bir “güven” sorunu var. İnsanların kafasında hala “aman, internetten satın alırsan, paranı kurtlar kapar” gibi düşünceler geziyor. Zamanında bankalarda bu paranoya’ya sanal kartlar çıkartarak katkıda bulunmuşlar. Ama dünya’da bu güven sorununu en çabuk arkasında bırakan ülkelerden biri Türkiye. Bunun da ana nedeni, genç bir nüfusa, yani değişikliğe acık olan, sahip olmamız.

markafoni olarak sadece yüksek güvenlikli sitelere verilen “yeşil browser” alarak bu soruna özel çözüm getirdik. Yeşil browser bilgi alışverişinde sitemize maksimum güvenlik sağlıyor. Bugün her isteyen kuruluş yeşil browser alamıyor, verilmesi için sitenin güvenlik altyapısının sıkı denetimden geçirilmesi gerekiyor.

e-ticaret, grup satınalma, şehir fırsatı gibi kavramların geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Sosyal medyanın kullanım artışı ve ona ayrılan vakit ile bu kavramlar arasında bir paralellik var mı? İstatistikler neyi gösteriyor?

markafoni, internet üzerinden hizmet veren bir sitedir ve dolayısıyla markafoni’nin hedef kitlesi genel olarak sosyal medyayı aktif kullanan insanlardan oluşuyor. Sosyal medya ölçümlemesi bizim için ayrı bir önem taşıyor. Sosyal medyada hakkımızda neler konuşulduğunu, insanların markafoni hakkında ne düşündüklerini bilmek istiyoruz ve bu verileri önemsiyoruz. Sosyal medya ölçümlemelerimiz sonucunda elde ettiğimiz verileri değerlendiriyor ve kazandığımız iç görülerle hareket ediyoruz. Sosyal medya ölçümlemelerimiz sayesinde kullanıcıların ihtiyaçlarını daha iyi okuduğumuzu ve onların ihtiyaçlarına etkin çözümler üretebildiğimizi düşünüyoruz.

Sosyal medyadaki sayfalarımızı ve bu alandaki varlığımızı geliştirmek için her gün yeni fikirler ortaya atıyoruz. Yakın gelecekte kullanıcılarımızın sorunlarını bizimle daha kolay paylaşabilmeleri ve markafoni fırsatlarından yararlanabilmeleri için yepyeni sürprizlerimiz de olacak. markafoni olarak şu anda sosyal medyanın her kanalında zaten oldukça aktifiz. Mayıs 2010’dan beri üyelerimizle iletişim halinde olduğumuz, onları kampanyalarımızdan ve markafoni Blog içeriklerinden haberdar ettiğimiz bir Facebook sayfamız var. Şubat 2010’dan beri de Twitter’dayız. Facebook’ta 400 bine yakın takipçimiz varken, Twitter’da da 8 bine yakın takipçimiz var. Ayrıca Twitter ve Facebook’un yanı sıra FriendFeed’te ve YouTube, Dailymotion, Vimeo, izlesene.com gibi video paylaşım sitelerinde de aktif olarak bulunuyoruz. Mayıs 2010’dan beri http://blog.markafoni.com’da modanın nabzını tutuyoruz. markafoni Blog’ta modayla ilgili son trendler, ünlülerle yapılan röportajlar ve tasarım haberleri gibi çeşitlik kategorilerde zengin bir içerik sunuyoruz. Modaseverlerin yoğun ilgi gösterdiği blogumuz kısa zamanda çok takip edilen bloglardan biri olmayı başardı.

Facebook’ta ve Twitter’da markafoni sayfalarını takip edenler, kampanyalarımızdan haberdar olma ve markafoni’ye doğrudan ulaşma imkanı buluyor. Müşteri hizmetlerimiz 7/24 online destek vermesine rağmen bazı müşterilerimiz sosyal medya siteleri üzerinden bize ulaşmayı tercih ediyor. Onların sorularına da Müşteri Hizmetlerimiz ile koordine olarak cevap veriyoruz. Aynı zamanda http://blog.markafoni.com’da paylaştığımız içerikleri Facebook ve Twitter’dan da takipçilerimiz ile paylaşarak blogumuzu takip etmelerini kolaylaştırıyoruz. Bunların yanı sıra Facebook ve Twitter’da takipçilerimiz için çeşitli sürprizlerimiz de oluyor. Bundan sonra da modasever takipçilerimizi mutlu edecek daha çok sürprizlerimiz olacak.

Röportaj:  Ömer EKMEN | Marmara Active Yaz Özel Sayısı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: